CORONICLE (Korona Notları) VII- Sanat ve teknolojide yaratıcılık

Yoğun bir günün ortasını ettim. Darısı diğer yarısına… Dün ilk dersin coşkusuyla onu anlatsam da Madame Butterfly operasını anlatmayı unuttuğum sanılması. Olağanüstü bir görsel ve işitsel şölendi. Çok uzun zamandır hissetmediğim kadar geniş bir yelpazede duygu çeşitliliği tattırdı bana.  Sizlerle paylaşmak için videosunu aradım. Birkaç tane var. Buraya almadım. Metropolitan Opera’da iki gün önce izlediğimle …

CORONICLE (Korona Notları) VII- Sanat ve teknolojide yaratıcılık Read More »

CORONICLE (Korona notları) VI- Zincirin eksik halkası olmamak

Hep söylerim; akademide olma nedenim, öğrencilerim ve asistanlarım.  Hastalarıma iyi hekimlik uygulamaları kapsamında doğru bildiğim zamanı ve ilgiyi sunuyorum. Bunun bile bir ucu, hekimlik zanaat ve sanatını gelecek nesillere iletme hevesime dayanıyor. Öğrencilerimle staj zamanlarında bir araya geldiğimizde hep şunu söyledim: Benim önceliğim sizsiniz. Staj boyunca, her işimi sizinle buluşmalarımıza göre ayarladım. Ders söylenen saatte …

CORONICLE (Korona notları) VI- Zincirin eksik halkası olmamak Read More »

CORONICLE (Korona Notları) V- Birini suçlarken unutmayalım

Hafta sonu, ama iş bitmiyor. Yazılacak, çizilecek ne çok iş var. Yetişme kaygısıyla. En azından odama kapanmış tek başıma yerken yazımı yetiştirme telaşıyla değil. Bugün bir ilin valisi talihsiz bir açıklama yaptı. Zonguldak ilinin valisi. “Doktorlar bizi zora soktu, birbirlerine bulaştırdılar ve o yüzden halletmiştik ki onlar hastalığı artırıp bizi yordular.” ifadelerini kendi “üslubunca” söyledi. …

CORONICLE (Korona Notları) V- Birini suçlarken unutmayalım Read More »

CORONICLE (Korona Notları) IV- Yaşamların yaşamlara dokunması

İşte yine oldu, ben yazma disiplinime dönünce, hayat yazmaya değer olayları sıraya dizdi. Belki de, yazmaya döndüğüm için anda kalmayı daha çok başarabildim. Ara dönemde önümden, yanımda, tam da orta yerimden geçenleri kaçırırken şimdi duruyor, bütün duyularıma sindiriyor ve yazıyor, yazıyorum. Yeniden anda olmak bana çok iyi geldi. Paylaşıyorum ki size de bulaşsın. Paylaşın ki …

CORONICLE (Korona Notları) IV- Yaşamların yaşamlara dokunması Read More »

CORONICLE (Korona Notları) III- Yorgunluk atarken yaşam amacını anlamak

Öyle yorgun gidiyorum ki eve, kıpırdayacak gücüm olmuyor. Yine de bir gayretle kıyafetlerimi hiçbir yere değmeden çıkarıp güvenli şekilde kaldırıyor ve kendimi sabunun temizliğine bırakıyorum. Ne kadar yorgun olursam olayım tedbiri elden bırakmama gerektiğinin farkında olarak… En çok o zamanlarda insanın boş bulunarak risk alacağının bilinciyle… Bugün kısa yazacağım. Öğlen arasında bir röportaj yapmam gerektiği …

CORONICLE (Korona Notları) III- Yorgunluk atarken yaşam amacını anlamak Read More »

CORONICLE (KORONA NOTLARI) II- Umut üzerinden değişen yaşamlara dair

Yine bir öğlen arası… İzolasyon gereği kalabalıklar yasak, bir şeyler atıştırmaya en uygun yer odam. Daha önce hastalarıma baktığım, hikâyelerini dinlediğim, o hikâyelerin bir parçası olduğum yer. Birçok öykünün de ilhamını bana veren bu paylaşımları özlüyorum. Uzun uzun hastalık öyküsü almayı, bu sırada sosyal ve psikolojik olanı dışarıda bırakmadan insanca ve hekimce bağlantılar kurduğum anları …

CORONICLE (KORONA NOTLARI) II- Umut üzerinden değişen yaşamlara dair Read More »

CORONICLE (KORONA NOTLARI) I-Tarihe not düşmek

Ah, nasıl yapabildim, bu kadar uzun süre nasıl susabildim?  Yoğundum, evet. Ama bu bir gerekçe olabilir mi? Yoğunlukta uyumayı ihmal ediyor muyum, uyanınca yüzümü yıkamayı, ellerimi yıkamayı (hem de sürekli), yıkadıktan sonra krem sürmeyi, sabahları hiç yapmazken kahvaltı yapmayı, kalabalık ortamlardan uzak durmayı ihmal ediyor muyum? İşimle ilgili yeni bilgilerin peşinde koşmayı, edindiğim bilgileri paylaşmayı …

CORONICLE (KORONA NOTLARI) I-Tarihe not düşmek Read More »

Ritorna vincitor!

Uzun bir sessizliğin ardından sesimi bulma zamanı, bulunca da seslenme… Öyle çok şey yaşandı ki yazmadığım zamanda. Her biri yaşamın en derin noktasına dokunan, oradan duygular ve öğretiler getiren ve götüren olaylardı. Mücadele, kayıp, sevinç, gurur… İnsana dair ne varsa. Şimdi oturup yazmayı eksik bıraktığım yerden başlasam olmayacak. Çünkü onlar, bugünün gölgesinde kalmaya aday yaşanmışlıklar… …

Ritorna vincitor! Read More »

Adabelen’de Çocuk Olmak

Affan Dede’ye para saysam, satsa bana çocukluğumu diye düşünürken fırsat ayağıma geldi. Hayal dünyasında değil gerçek hayatta, metaforik olarak değil neredeyse gerçek anlamda çocukluğuma ışınlandım. Adabelenliler Dergisi için yazı yazmam istediğinde, bu iş kendiliğinden gerçekleşti. Öncesini anımsamadığıma göre ben kendimi bilmeye Ortaklar’da başlamışım. Oraya dört-beş yaşlarında gelmişim. Ortaklar Öğretmen Okulu lojmanlarına geçmeden önce, bir yıl …

Adabelen’de Çocuk Olmak Read More »

Gülümseme Kırıntısı

Hayat, sana çok teşekkür ederim. İşimi yaparken, oturduğum yerde bana hikâyeler akıttığın için binlerce teşekkür… Yazmayı bu kadar seven birine daha büyük iyilik olabilir mi? Üstelik çalışmayı da sevdiği için sabahtan akşama odasında kalan biri için bu yaptığın tam bir lütuf. Bugünkü bir hastamdan söz edeyim. İlk kez randevu alan bir hasta… Listede bir kadın …

Gülümseme Kırıntısı Read More »